







VIVOVIVO
Group exhibition with Ahmet Doğu İpek and Erinç Seymen, curated by Derya YücelGrup sergisi, Ahmet Doğu İpek ve Erinç Seymen ile. Küratör: Derya Yücel
Sabancı University KASA Gallery, Istanbul
1 April – 24 May 2015
Sabancı Üniversitesi KASA Galeri, İstanbul
1 Nisan – 24 Mayıs 2015
VIVO, Latin for “I live”, borrows its title from a gravestone in Gustav Meyrink’s story “The Visit of J. H. Obereit to the Time-Leeches”. The exhibition is a spatial arrangement across the three rooms of KASA Gallery. Its common ground is an intervention in the gallery floor, designed together by the artists. Erinç Seymen’s painting, drawn from his research on a cemetery in London, and the object arrangements by Ahmet Doğu İpek and Kerem Ozan Bayraktar, which refer to everyday furniture, complete the work.
The exhibition treats the “kasa” (safe), physically and symbolically, through memory, death, mourning and life. Like every private space, the safe is a locked place, a metaphor for secrets shut away. VIVO works directly in the space and stays away from a gallery-type display: all the works form one whole and relate to one another.
Shown: an armchair covered with a black cloth. Its form stays hidden under the cover; it keeps its secrets, like a memory left behind. The gallery floor around it was broken up by the three artists together.
Text: Derya Yücel, 2015. Machine translation of the Turkish text.
Latince “Yaşıyorum” anlamına gelen Vivo başlığını, Gustav Meyrink’in “J. H. Obereit’ın Zaman Sülüklerini Ziyareti” isimli öyküsünde geçen bir mezar taşından ödünç alan sergi, Kasa Galeri’nin üç odasına yayılan mekân düzenlemesinden oluşuyor. Serginin ortak temeli, sanatçıların kolektif tasarıları sonucunda mekânın zeminine yapılan müdahaleden meydana geliyor. Çalışmayı, Erinç Seymen’in Londra’daki bir mezarlık üzerine yaptığı araştırmalardan ortaya çıkan resmi ile Kerem Ozan Bayraktar’ın ve Ahmet Doğu İpek’in gündelik mobilyaları referans aldıkları nesne düzenlemeleri tamamlıyor.
Hem fiziksel hem sembolik olarak “kasa”yı anı, ölüm, yas ve yaşam olguları etrafında ele alan sergi, fiziksel ve psikolojik tahribatın yaşam alanları üzerinde bıraktığı izler üzerinden mekânı yeniden kurguluyor. Her “özel” alan gibi kilit altına alınan bir mekân olarak kasa, gizlerin içine kapandığı ya da içine saklandığı bir metafor olarak beliriyor. Doğrudan doğruya uzamın içinde işleyen Vivo, galeri tipi bir temsilden özellikle uzak duruyor ve çalışmaların hepsinin bir bütün oluşturduğu, birbirleriyle birebir ilişki içine girdiği bir yöntem seçiyor.
Sergilenen: siyah bir örtüyle kaplanmış bir koltuk. Örtünün altında biçimi pek belli olmuyor; geride kalmış bir anı gibi gizlerini saklıyor. Çevresindeki zemin üç sanatçı tarafından birlikte söküldü.
Metin: Derya Yücel, 2015.
LinksBağlantılar
Exhibition page at KASA GalleryKASA Galeri’deki sergi sayfası